AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Cumhuriyet Dönemi Türk Ressamları Ve Eserleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
cgokhans
Kurucu
Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı : 543
Yaş : 26
Nerden : Antalya
İş/Hobiler : Öğrenci
Lakap : Gökhan
Ruh Halim :
Kayıt tarihi : 28/04/08

MesajKonu: Cumhuriyet Dönemi Türk Ressamları Ve Eserleri   Çarş. Mayıs 21, 2008 10:23 pm

ŞEKER AHMET PAŞA:

1841’de
İstanbul’da doğdu, 1970’de İstanbul’da öldü. Asıl adı Ahmet Ali’dir.
Küçük yaşta Tıbbiye Mektebine girdi (1855). Resim yeteneği nedeniyle bu
okulda resim öğretmenliği yardımcılığına getirildi. Daha sonra okuldan
ayrılarak Harbiye’ye geçti. Abdülaziz’in ilgisini çekince, resim
öğrenimi için Paris’e gönderildi (1864). Önce Mektebi Osmani’ye devam
etti. Paris Güzel Sanatlar
Akademisi’ne
geçti ve G. Boulanger, J. L. Gerome gibi öğretmenlerden dersler aldı.
Paris Uluslararası Fuar sergisinde resimleri sergilendi (1867).
Resimleri Salon’a kabul edildi (1869, 1870) Abdülaziz, Avrupa gezisi
sırasında sergideki resimleri gördü ve Ahmet Ali’yi resim seçip almakla
görevlendirdi. 1870’te akademiyi bitiren Ahmet Ali, ^^Prix de Rome^^u
kazanarak, üç ay süreyle Roma’ya gönderildi. Yurda dönünce kolağası
rütbesiyle Sultanahmet’teki Sanat Mektebi’ne resim öğretmeni olarak
atandı (1871). Uzun hazırlık ve çalışmalardan
sonra,
Türk ve yabancı ressamların eserlerinden oluşan bir resim sergisi
açmayı başardı (27-Nisan-1873). Bu sergi, Türkiye’de açılan ilk resim
sergisiydi. İkinci sergiyi 1 Temmuz 1875’te Darülfünun binası salonunda
açtı. Bu sergide kendi resimleri, başka Türk ressamların eserleri,
çoğunlukla Hıristiyan ve yabancı ressamların eserleri yer aldı. Ahmet
Ali, Abdülaziz’in takdirini kazanarak, padişah
yaverliğine
atandı. Bu görevi sırasında manzara resimlerinden uzaklaştı ve
Mercandaki konağındaki atölyesinde natürmort çalışmaları yaptı. 1884’te
mirliva (tuğgeneral), 1890’da da ferik (tümgeneral) rütbesine yükseldi.


Başlıca eserleri: Karpuz
Dilimli ve Üzümlü natürmort, Ağaçlar Arasında Karaca, Manolya ve
Meyveler, Talim Yapan Erler, Manzara, Tepe Üzerindeki Kale.

Şeker
Ahmet Paşa, çağdaş Türk Resim Sanatı’nın temel taşlarından biri olarak
değerlendiriliyor. Batıdaki deneyimleri özümseyen bir istemle, peyzaj
temasına yaptığı dünya çapındaki üslup katkısı, sanatçının mekan
derinliği ve atmosfer
ilişkilerini
yorumlayan duyarlığının ürünü olarak görünür. Şeker Ahmet Paşa’nın
düzen anlayışına mal olan lirizm, özgün bir şema geometrisiyle
dengeleniyor.


SÜLEYMAN SEYİD:


1842
yılında İstanbul’da doğdu, 1913 yılında İstanbul’da öldü. Maltepe ve
Maçka askeri rüştiyesinde okudu. İdadi ve Harbiye’de resim yeteneğiyle
öğretmenleri Chirans ve Kess’in dikkatlerini çekti. Paris’e
gönderilerek, Abdülaziz tarafından Türk öğrenciler için açılmış olan
Mektebi Osmani’de öğrenim görmeye başladı. Önce Rolrobens’le, Mektebi
Osmani’ye kapatılınca da A. Cabanel ile çalıştı. Paris Güzel Sanatlar
Okulu’nu bitirdi. Bazı kaynaklara göre de bir yıl Roma’da kaldı.
1875’te yurda döndü ve Osman Nuri Paşa’nın yardımcılığını yaptı.
Harbiye’ye resim öğretmeni olarak atandı. Fakat Şeker Ahmet Paşa ile
resim anlayışı konusunda ters düşünce, Kuleli Askeri Lisesinde
öğretmenliğini sürdürmek zorunda kaldı. Ayrıca uzun yıllar da Askeri
İdadisi’nde resim öğretmenliği yaptı (1884-1910). Süleyman Seyyid’in
İstiklal ve Osmanlı gazetelerinde yazı ve çevirileri de çıkmıştır. Bazı
okullarda Fransızca öğretmenliği de yapmıştır. Fenn-i Menazır adlı
basılmamış bir eseri vardır.


Natürmort
temasına karşı yoğun ilgisiyle bilinen Süleyman Seyyid, peyjaz ve figür
alanında da üstün yeteneklerini kanıtlıyor. Süleyman Seyyid özellikle
resim
düzeninin içerdiği yön zıtlıklarında ifadesini bulan üslup dinamizmi ile özgün yerini kazanıyor.


İBRAHİM ÇALLI:


1882 yılında Denizli’nin Çal kasabasında doğdu, 1960 yılında
İstanbul’da öldü. İlk ve orta öğrenimini kasabasında, lise öğrenimini
İzmir’de yaptı. Askeri okulda okumak için İstanbul’a geldi. Burada
parasını çaldırıp zor durumda kalınca çalışmaya başladı. Bir resim
öğretmeninden ve ressam Roben Efendiden resim dersleri aldı. Şeker
Ahmet Paşa’nın oğlu İzzet Bey ile tanıştı ve arkadaşının yardımıyla
Sanayii Nefise Mektebine girdi (1906). Altı yıllık okulu üç yılda
bitirdi ve devlet tarafından Paris’e gönderilerek, Fernand Cormon’un
atölyesinde öğrenimini sürdürdü (1910-1914). 1. Dünya Savaşı’nın
başlamasıyla yurda döndü. Sanayii Nefise Mektebinde Vallaury’nin
yardımcısı oldu. Atölye öğretmeni olduktan sonra, 1947’de emekli
oluncaya kadar bu görevde kaldı. Devlet Resim ve Heykel sergilerine
aralıklı olarak katıldı. Ölümünden bir yıl sonra, Ankara Türk-Amerikan
Derneği’nde son toplu sergisi açıldı (1961). Güzel Sanatlar Birliği’nin
kurucularından biriydi.


En tanınmış eserleri: Türk
Topçularının Mevzie Girişi, Tefli Kız, İstiklâl Savaşında Zeybekler,
Manolyalar, ****** Portresi, İnönü Portresi, Yahya Kemal Portresi,
Mevleviler Dizisi.


İbrahim Çallı, kendi kuşağı içindeki sanatçılar arasında uçarı denilebilecek bir üslup
dinamizmiyle karşımıza çıkar. Resimlerine yerel bir atmosferin tadını
kazandırmakta, izlenimci sınırları aşan bir duyarlığa sahiptir.


NAMIK İSMAİL:

1890’da İstanbul’da doğdu, 1935 yılında İstanbul’da öldü. Galatasaray
Lisesinde okurken okul müdürü Tevfik Fikret’in kurduğu resim
atölyesinde resim çalışmalarına başladı. Daha sonra Sanayii Nefise
Mektebi’ni bitirdi. Ailesi tarafından Fransa’ya gönderildi. Burada
Julian Akademisinde, Ecole Nationale des Arts Dêcoratif’te ve Cormon’un
atölyesinde çalışmalarını sürdürdü. Yurda dönünce 1. Dünya Savaşı
yıllarında Kafkas cephesinde yedek subay olarak görev yaptı. Bu sırada
savaş resimleri çizdi. Bu resimleri daha sonra Viyana ve Berlin’de
(Celâl Esat Arseven ile birlikte) sergiledi. Bir süre Berlin’de
Liebermann ve Corynth’in atölyelerinde çalıştı. Yurda dönünce
İstanbul’da resim öğretmenliğine başladı. Güzel Sanatlar Akademisinde
çalıştı. Paris’e gidip döndükten sonra, Güzel Sanatlar Akademisine
müdür olarak atandı (1928). Lâle Devri, Tifüs Girdabı, Harman en
tanınmış eserleridir.


Namık
İsmail, Türk resim sanatında kişisel üslup ayrımının belirginlik
kazanmasını sağlayan büyük ustalardan biridir. Temalara biçimsel
yaklaşımı belli sınırları aşmayan bir deformasyon eğilimi yansıtır.


MALİK AKSEL:

1903’te Selanik’te doğdu. İlkokulu Serez’de ve İstanbul’da okudu.
Darülmuallimin’de öğrenimini sürdürdü. Burada Şevket Bey resim
öğretmeniydi. Aksel’in çalışmalarını Şevket Bey yönlendirdi. 1921’de
öğretmen olan Aksel, 1928’de sınav kazanarak Almanya’ya gitti. Berlin
Yüksek Öğretmen Okulunda Prof. Grossmann’ın atölyesinde çalıştı. Yurda
dönünce Ankara’da açılan Resim
Öğretmen
Okulunda görev yaptı (1932). Gazi Eğitim Enstitüsü’nün kuruluşuna
katkıları oldu ve uzun yıllar bu okulun Resim-İş Bölümünde yöneticilik
ve öğretmenlik yaptı. 1951’de İstanbul’daki Çapa Enstitüsüne atandı.
1968’de emekli oluncaya kadar burada görev yaptı. ^^Suluboyacı Malik^^
diye de anılıyordu.


Başlıca eseleri:
Halı Önünde, Şu Karalı Kızlar, Çingeneler, Kız Çocuğu, Kardeşler.
Ayrıca resim sergisinde Otuz Gün, İstanbul Minaresinde Kuş Evleri,
Anadolu Halk Resimleri, Türklerde Dini Resimler, Sanat ve Folklor, İstanbul’un Ortası adlı kitapları da vardır.

Geniş bir folklor bilgisine sahip olan Malik Aksel, hem eğitici ve araştırmacı, hem de resim uğraşları içinde gündelik yaşam kesitlerinin bazen dramatik, bazen mizahi içerik değerlerine ulaşbilmektedir.


_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ardaturan.forum0.biz/
cgokhans
Kurucu
Kurucu


Erkek
Mesaj Sayısı : 543
Yaş : 26
Nerden : Antalya
İş/Hobiler : Öğrenci
Lakap : Gökhan
Ruh Halim :
Kayıt tarihi : 28/04/08

MesajKonu: Geri: Cumhuriyet Dönemi Türk Ressamları Ve Eserleri   Çarş. Mayıs 21, 2008 10:23 pm


EŞREF ÜREN:


1897’de
İstanbul’da doğdu. 1984’te Ankara’da öldü. Bursa Ziraat Okulu’ndan
sonra Güzel Sanatlar Akademisi’nde okudu. Burada İbrahim Çallı ve
Hikmet Onat
atölyelerinde çalıştı. Bir süre
Paris’te Andrê Lhote ve Othon Griesz’in atölyelerine devam
etti(1928-1929). Yurda dönüşünde çeşitli illerde resim öğretmenliği
yaptı. ^^D Grubu^^na katıldı. Resimleri bu grubun sergilerinde ve
Galatasaray Sergilerinde yer aldı. Katıldığı Devlet Resim ve Heykel
sergilerinin bazılarında ödül aldı(1942’de üçüncülük, 1945’te
ikincilik, 1964’te birincilik). Ayrıca Venedik Bienaline, Paris
(UNESCO), San Francisco ve Atina sergilerine katıldı.


En tanınmış eserleri: Ankara’da Kış, Gençlik Parkı, Beynam Ormanları, Karadeniz Kadınları, Paris.

Özellikle kent oluşumundan kesitleri işleyen peyzajlarında, Eşref Üren’in düzene açık ve sınırsız bir ifade boyutu getiren duyarlılığın canlı titreşimlerine tanık olunabilir.

NURULLAH BERK:


1906’da İstanbul’da doğdu. 1982 yılında İstanbul’da öldü. İlkokulu Heybeliada’da,
orta okulu Nişantaşı’nda okudu. Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten
sonra, Sanayii Nefise’ye girdi. Burayı Hikmet Onat ve İbrahim Çallı
atölyelerinde öğrenim görerek bitirdi (1924). Daha Paris’e giderek,
Paris Güzel Sanatlar Yüksek Okulunda Ernest Laurent’nin öğrencisi oldu.
Yurda dönüşün de İstanbul’da arkadaşlarıyla birlikte ^^Müstakil
Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği^^ni kurdu(1928). 1933yılında tekrar
Paris’e gitti. Andrê Lhote ve Fernand Lêger‘in yanında çalıştı. Aynı
yılın sonunda yurda dönünce, arkadaşlarıyla^^D Grubu^^topluluğunu
kurdu. 1939’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisinde öğrenim üyesi oldu.
1962’de de İstanbul Resim ve Heykel Müzesi müdürlüğüne getirildi. Berk,
UNESCO’ya bağlı ^^Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Türkiye
Komitesi^^ni Suut Kemal Yetkinle birlikte kurmuş, Paris, Moskova,
Bükreş, Leningrad ve Brüksel sergilerinde komiserlik yapmıştır. Sao
Paolo ve Venedik bienallerine katıldı.1967’de de Ankara devlet Resim ve
Heykel Sergisi’nde birincilik kazandı.


En tanınmış eserleri: İskambil Kağıtlı Natürmort, Ütü Yapan Kadın, Çömlekçi, Dikenler.

Nurullah Berk’i kübizmen A. Lhote^tan esinlenen ve oldukça dekoratif bir yön tutturan uygulamaları içinde görüyoruz.

ADNAN VARINCA:


1918’de İstanbul’da doğdu. Saint-Josephe Fransız Erkek Lisesini bitirdikten sonra,
Güzel Sanatlar Akademisinde Lêopold Lêvy ve Bedri Rahmi Eyüboğlu
atölyelerinde öğrenim gördü. Bu okulu 1948’de bitirdi. Bir süre resim
öğretmenliği yaptı. 1957-1973 yıllarında, Paris’te çalıştı. Besançon’da
açılan ^^Paris’te Altı Türk Ressamı^^ sergisinde ve İstanbul Devlet
Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki ^^Paris’teki Türk Ressamları^^
sergisinde yer aldı. Yurda döndükten sonra kişisel sergiler açtı. 4.
Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü’nü Turan Erol’la
paylaştı(1980).


Resimsel oluşuma iç dünyasının kişisel yorum güçleriyle yaklaşan Adnan Varınca’yı ^^pentür^^ alanında az rastlanır bir üslupçu olarak kavrıyoruz.

NURİ İYEM:


1915’te
İstanbul’da doğdu Güzel Sanatlar Akademisinde Nazmi Ziya Güran, Hikmet
Onat, İbrahim Çallı ve Lêopold Levy atölyelerinde öğrenim gördü
(1933-1937). Arkadaşlarıyla birlikte İstanbul’da ^^Liman Resim
Sergisi^^ni düzenledi (1940). 1941’de Ferruh Başağa, Avni Arbaş, Selim
Turan, Fethi Karakaş, Mümtaz Yener, Turgut Atalay, Nejat, Agop Arad,
Haşmet Akal’la birlikte ^^Yeniler Grubu^^da yer aldı. Bu grubun her yıl
iki kez açılan sergilerine katıldı(1941-1951).

1946-1983 yılları arasında yaklaşık kırk kadar kişisel sergi açtı. Paris’te, Hollanda’da, Venedik’te, Sao Paolo’da resimlerini sergiledi.

Başlıca eserleri: Nalbant, Halk Şairi, Çeşme Başı, Aile, Orkestra, Ana Şefkati, Kardeşler.

Nuri iyem, figüratif ve soyut çalışmalarının tümünde özenli bir işçiliğin giderek ustalık katına ulaştığı bir gelişme içinde görülür.

SAMİ YETİK:


1878’de İstanbul’da doğdu. 1945’te İstanbul’da öldü. İlköğrenimini Taşmektep’te,
ortaöğrenimini Çiçekpazarı Rüştiyesi’nde ve Mülkiye İdadisi’nde yaptı.
Askerliğe ilgi duyduğu için Kuleli’ye geçti. 1898’de de Harbiye’yi
bitirdi. Okul dönemimde Osman Nuri Paşa’dan ve Hoca Ali Rıza Bey’den
resim dersleri gördü. Subay olunca, Eyüp Askeri Baytar Rüştiyesine
resim öğretmeni olarak atandı. Bu arada Sanayii Nefise Mektebine de
devam ederek, burayı da bitirdi (1906). 1910-1912 yılları arasında
Paris’te resim çalışmaları yaptı. Yurda döndükten sonra, Balkan
Savaşına katıldı ve Bulgarlara esir düşerek, bir süre esaret hayatı
yaşadı. 1. Dünya Savaşı sırasında da görev yaptı. 1933’te binbaşılıktan
emekli oldu. 1918’de Berlin ve Viyana sergilerine katılan Yetik’in,
daha çok Balkan Savaşı ve Milli Mücadeleyle ilgili resimleri vardır
(Cepheye Cephane Nakli).


Eğitici etkinliğinin yanı sıra, izlenimciliğe yakın doğrultuda bir üslup çabası göstermiş olan Sami Yetik, renkçi değerler yönünden ölçülü bir uyum davranışı ortaya koymaktadır.

HALE ASAF:


1905 yılında İstanbul’da doğdu, 1938 yılında Paris’te öldü. Resim öğrenimine Almanya’da
Berlin Akademisi’nde başladı. Sonra İstanbul’da İnas Sanayii Nefise
Mektebinde Ömer Adil’in ve Feyhaman Duran’ın öğrencisi oldu. Maarif
Vekaleti’nin bursuyla tekrar Almanya’ya gönderildi(1924). Buradan
Fransa’ya geçerek, Paris’te resim çalışmalarını sürdürdü. Seramikçi
İsmail Hakkı (Oygar) ile evlendi. Paris’teki Grande Chaumiêre
atölyesinde çalıştı. Matisse ve Dufy’den dersler aldı. Yurda dönüşünde
^^Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliğin^^nin çalışmalarına
katıldı (1928). Bu topluluğunun Ankara (1928) ve İstanbul (1929)
sergilerinde yer aldı. Bir süre sonra Bursa Kız Öğretmen Okulu’nda
resim öğretmenliği yaptı. İstanbul’a döndü. Sonra da Paris’e giderek bu
kente yerleşti(1930). Bir yandan yakalandığı hastalıkla mücadele ederek
resim çalışmalarını sürdürdü. İtalya’daki Faşist yönetimden kaçan yazar
Antonio Ariante ile birlikte bir süre ^^Jeune Europa^^ galerisini
yönetti. Hale Asaf’ın İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde bulunan
resimleri dışındaki eserleri bilinmemektedir.


Türk resim sanatında akonstrüktif üslup anlayışına uygun dramatik içerikler kazandırma yolunda olan bir ressamın, Hale Asaf olduğu söylenebilir.

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU:


1913’te Görele’de doğdu, 1975’te İstanbul’da öldü. İlk ve ortaokul öğrenimini Trabzon’da
yaptı. 1931’de İstanbul’da Güzel Sanatlar Akademisini bitirdikten
sonra, Paris’te Andrê Lhote’nin atölyesinde çalıştı(1931-1933). Yurda
dönüşünde Güzel Sanatlar Akademisinde öğretim üyesi oldu. ^^D Grubu^^na
katıldı. G. S. Akademisinde kendi adıyla anılan resim atölyesini
yönetti. Basma-çoğaltma yöntemiyle serigrafi, litografi, gravür
çalışmalarına ağırlık verdi ve halk el sanatlarından kaynaklanan mozaik
çalışmaları yaptı. Ayrıca ^yazmacılık^ sanatıyla uğraştı. Paris’te
Musêe de I’Homme’ da ilkel soylar sanatını inceledi. 1958 Brüksel
sergisinde Türk pavyonu için yaptığı 277 m2’lik mozaik panosuyla, altın
madalya (büyük ödül), Sao Paulo Bienali’nde şeref madalyası yaptı.
Paris’teki NATO binasında yer alan 50 m2’lik mozaik panosuyla da
uluslararası ün kazanmıştır.


Başlıca eserleri: Köylü Kadını, Beylerbeyi İskelesi, Balıklar, Mavi Siyah Kuş, Anadolu Hisarı, Mangal ve İbrik.


Bedri Rahmi Eyüboğlu, gelişmesi boyunca folklorik nakışlarla kurduğu resimsel ilişkileri, popüler boyutlara eriştiren bir sanatçı olarak dikkatleri üzerinde toplamıştır.

CEMAL TOLLU:


1899’da İstanbul’da doğdu, 1968’de İstanbul’da öldü. Sanayii Nefise’de öğrenim görürken,
Milli Mücadeleye katılmak için Anadolu’ya geçti. öğrenimini daha sonra
tamamladı. Bir süre Elazığ Öğretmen Okulunda resim öğretmenliği
yaptı(1927-1929). Avrupa’ya giderek Andrê Lhote, Fernand Lêger, Hans
Hoffmann, Gromaire gibi sanatçılarla çalıştı(1929-1932). Yurda
dönüşünde bir süre Erzincan Askeri Ortaokulunda resim öğretmenliği
yaptı(1932-1935). Güzel sanatlar Akademisinde Lêopold Lêvy’nin
yardımcılığına getirildi. Daha sonra resim bölümünde yönetici olarak da
görev yaptı ve bu okuldan emekli oldu(1937-1964). ^^D Grubu^^nun
kurucularındandır(1933).


Resimleri ilk kez 1927’de sergilendi. 1967’de de retrospektif sergisi açıldı. Yazıları ^^Sanat
Bahisleri^^ başlığı altında Yeni Sabah gazetesinde yayımlandı. Yunan
Mitolojisi (1964), Şeker Ahmet Paşa (1967) adlı kitapları vardır.


Başlıca eserleri: Hatay Portakal Bahçelerinden, Zeytin Ağacı, Okuyan Köylüler, Mevleviler, Balerin.

Cemal Tollu, kübist bir resim üslubu anlayışına yöresel anlamlar kazandırma yolunda bir sanatçı olarak görülmektedir.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ardaturan.forum0.biz/
buki-35_1905:)
Kurucu
Kurucu


Kadın
Mesaj Sayısı : 605
Yaş : 25
Nerden : Aslen İzmir'li ama yarısmaya Antalya'dan katılıyor!! ee malum hayat şartları...
Ruh Halim :
Kayıt tarihi : 28/04/08

MesajKonu: Geri: Cumhuriyet Dönemi Türk Ressamları Ve Eserleri   Çarş. Mayıs 21, 2008 10:24 pm

sagol gökhancım
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
wuslat_sal
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 427
Yaş : 24
Nerden : urfa:D:D
Ruh Halim :
Kayıt tarihi : 30/04/08

MesajKonu: Geri: Cumhuriyet Dönemi Türk Ressamları Ve Eserleri   Cuma Mayıs 23, 2008 6:35 pm

saol cakmıssın gokancım:P
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
buki-35_1905:)
Kurucu
Kurucu


Kadın
Mesaj Sayısı : 605
Yaş : 25
Nerden : Aslen İzmir'li ama yarısmaya Antalya'dan katılıyor!! ee malum hayat şartları...
Ruh Halim :
Kayıt tarihi : 28/04/08

MesajKonu: Geri: Cumhuriyet Dönemi Türk Ressamları Ve Eserleri   Cuma Mayıs 23, 2008 11:07 pm

aysel de cakmıs sanırsam??? Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
wuslat_sal
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 427
Yaş : 24
Nerden : urfa:D:D
Ruh Halim :
Kayıt tarihi : 30/04/08

MesajKonu: Geri: Cumhuriyet Dönemi Türk Ressamları Ve Eserleri   Paz Mayıs 25, 2008 4:55 pm

orda olay yanlıs anlasılmıs o"c" harfı "ç" karfıdegıl ok mi bukı bukı:p
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Cumhuriyet Dönemi Türk Ressamları Ve Eserleri   Bugün 10:50 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Cumhuriyet Dönemi Türk Ressamları Ve Eserleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Cumhuriyet [ ****** ile birlikte Cumhuriyeti tekrar kurun! ]

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğitim-Öğretim :: Ders Notları-
Buraya geçin: