AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Enerji Kaynakları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mhmt_arcn
Admin
Admin


Erkek
Mesaj Sayısı : 143
Yaş : 25
Nerden : ANtalya
İş/Hobiler : Öğrenciyiz
Lakap : Mhmt_Arcn
Kayıt tarihi : 28/04/08

MesajKonu: Enerji Kaynakları   Çarş. Nis. 30, 2008 6:52 pm

Türkiye'deki enerji kaynakları yakılabilen madenler (kömür, petrol ve doğalgaz), su gücü, rüzgar gücü, güneş, jeotermal kaynaklar, radyoaktif mineraller (uranyum ve toryum) gibi çok çeşitli kaynaklardır. Bu kaynakların potansiyeli de oldukça fazladır. Bu özelliği nedeniyle ülkemiz önemli bir avantaja sahiptir. Ülkemizdeki başlıca enerji kaynakları ile bunların elde edildiği yerler şunlardır:


a. Taşkömürü



Birinci jeolojik zamanın karbon döneminde oluşmuş bir kömür türüdür. Kalorisi yüksek olduğundan ülkemizde demir - çelik sanayiinde yakıt olarak kullanılır. Ülkemizdeki tas kömürü yatakları Zonguldak (Ereğli’den Amasra'ya kadar olan geniş bir havza) 'ta yer alır. Buradan elde edilen tas kömürünün büyük bir bölümü Ereğli ve Karabük'teki demir - çelik fabrikalarında, geri kalanı ise Çatalağzı termik santralinde elektrik üretiminde kullanılır.


b. Linyit



Tas kömürüne göre kalori değeri daha düşük olan linyit, üçüncü jeolojik zamanda oluşmuş bir kömürdür. Arazilerinin büyük bir bölümü üçüncü jeolojik zamanda oluştuğundan ülkemiz linyit yatakları bakımından oldukça zengindir. Hemen her. bölgemizde yer alan linyit yataklarımızın başlıcaları; Elbistan (Kahramanmaraş), Soma (Manisa), Kütahya (Seyitömer, Tunçbilek veTavsanlı), Yatağan (Muğla), Çan (Çanakkale), Beypazarı ve Nallıhan (Ankara), Erzurum ve Amasya'dır. Ülkemizde üretilen linyitin yarıdan fazlası termik santrallerde, geri kalan kesimi ise konutların ısıtılmasında ve sanayide kullanılır. Linyitle çalışan başlıca termik

santrallerimiz; Soma, Seyitömer, Tunçbilek, Yatağan, Afşin - Elbistan, Çayırhan ve Orhaneli santralleridir.


c. Petrol



Büyük ölçüde üçüncü jeolojik zamanda oluşmuş arazilerde bulunan bir madendir. Ülkemizin petrol rezervlerinin zengin olduğu, ancak bu rezervlerin yüzeye yakin olmadığı çok derinlerde olduğu konusunda görüşler vardır. Türkiye'nin bugünkü petrol ihtiyacı 25,5 milyon ton civarında olup bunun ancak % 10'u ülkemizden elde edilmektedir. Geri kalan kesim ise ithal edilmektedir. Ülkemizdeki petrol üretiminin tamamına yakini Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden karşılanır. Bu bölgeden elde edilen ham petrol Batman'daki rafineride

işlenir. Dışarıdan ithal edilen ham petrol ise İzmit (İpraş), İzmir Aliağa), Kırıkkale (Ortadoğu) ve Mersin v"as rafinerilerinde islenmektedir.



d. Doğalgaz

Petrolün gaz haline dönüşmüş bir biçimi olan doğalgaz petrol rezervlerinin çevresinden çıkarılır. Temiz bir yakıt olması nedeniyle son yıllarda kullanım alanı yaygın olan doğalgaz ülkemizde sinirli bir üretime sahiptir. Türkiye'nin yıllık doğalgaz ihtiyacı yaklaşık 10 milyar m3 iken, ülkemizde üretilen yıllık doğalgaz miktarı 250 - 750 milyon m3 kadardır. Bu nedenle doğalgaz ithalatımız oldukça fazladır.


Türkiye'nin en çok doğalgaz aldığı ülke Rusya Federasyonu'dur. Önümüzdeki yıllarda Kazakistan ve Türkmenistan petrolleri ile doğalgazını Türkiye üzerinden Dünya'ya taşıma projesi olan Bakü – Ceyhan Boru Hatti Projesi'nin gerçeklesmesi beklenmektedir.


Ülkemizde doğalgaz yataklarının bulunduğu yerler;Hamitabat (Kırklareli),Hayrabolu (Tekirdağ) ve Çamurlu (Mardin) yöreleridir. Buralardan elde edilen ve ithalatla gelen toplam doğalgazın büyük bir bölümü elektrik enerjisi elde edilen termik santrallerimizde kullanılır. Bu santrallerimiz; Hamitabat (Kirklareli),Ambarlı (İstanbul) ve Ovaakça (Bursa)'dır. Geriye kalan miktar ise sanayide ve konutların ısıtılmasında kullanılır.



e. Su gücü



En güvenilir ve en temiz enerji kaynağı olan su gücü ülkemizde potansiyeli oldukça fazla olan bir enerji kaynağıdır. Türkiye'de akarsular üzerinde kurulu olan ve akarsuyun yüksekten üşerek tribünleri çalıştırması esasına dayanan santrallere hidroelektrik santral denir. Bu santrallerden akarsu gücüne dayalı elektrik (hidroelektrik) üretilir. Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olması ve akarsuların dar ve derin vadilerde akması nedeniyle hidroelektrik potansiyeli oldukça fazladir. Coğrafi bölgelerimiz arasında hidroelektrik potansiyeli en yüksek olan bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesi'dir.


Türkiye,hidroelektrik potansiyel bakımından Avrupa'da Rusya Federasyonu ve Norveç'ten sonra üçüncü sıradadır.


Türkiye'de üretilen yıllık elektrik enerjisi üretimi 2003 yılı verilerine göre yaklaşık 140 milyar kwh'tir.Bu enerjinin yaklaşık % 25'i hidroelektrik santrallerden karşılanmıştır.



Hidroelektrik santrallerden elde edilen enerjinin nüfusun kalabalık olduğu kentlere ve sanayi bölgelerine taşınması sırasında meydana gelen kayıplar ve barajların zamanla ömrünün tükenmesi gibi nedenlerden dolayı hidroelektrik santrallerden elde edilen enerji ülke ihtiyacını tam olarak karşılayamamaktadır. Bu nedenle elektrik enerjisi elde edilebilecek başka enerji kaynaklarına ihtiyaç vardır.

f. Rüzgar gücü

Çevre kirletmeyen temiz bir enerji olması, ham maddesinin olmaması ve yenilenebilen(tükenmez) bir enerji kaynağı olması gibi özellikler rüzgar gücünün

kullanılmasını cazip hale getirmiştir. Ancak pahalı bir yatırım olması nedeniyle ülkemizde rüzgar gücüyle çalışan santraller yok denecek kadar azdır. Bu santral-

Ierin ilki Çesme (İzmir)'nin Alaçatı beldesinde 1998 yılında kurulmuştur. Rüzgar potansiyeli yüksek olan Çanakkale,Muğla, Balıkesir ve Manisa gibi illerde de bu

tür santrallerin kurulması planlanmaktadır





g. Güneş Enerjisi



Yenilenebilen yani tükenmeyen enerji kaynakları içinde en önemlisidir. Türkiye'nin orta kuşağın güneyinde Akdeniz iklim bölgesinde yer alması nedeniyle, birçok

bölgemizde yıl içindeki güneşli gün sayısı ve güneşlenme süresi yeterli düzeydedir. Yıl içinde güneşlenme süresi en yüksek bölgemiz Güneydoğu Anadolu Bölgesi

iken güneşlenme süresi en düşük bölgemiz Karadeniz Bölgesi'dir. Elektrik enerjisi elde etme, otomobil yakıtı, ısınma ve sıcak su elde etme gibi birçok alanda faydalanılan güneş enerjisi ülkemizde daha çok ev ve is yerlerinin ısınmasında ve sıcak su elde edilmesinde faydalanılmaktadır.



h. Jeotermal enerji



Yer'in derinliklerine doğru her 33 metre derinlikte sıcaklık yaklaşık 1 C artar. Bu nedenle Yer'in derinliklerinde suyun kaynama derecesinden (100 C ) çok daha

yüksek sıcaklıklarda buhar halinde sular bulunabilmektedir.150 C - 200 C sıcaklıklardaki su buharı sondajlarla yeryüzüne çıkarılarak elektrik enerjisi elde

edilir. Ülkemizde bu amaçla kurulmuş olan jeotermal santral Sarayköy (Denizli)'de yer alır. Suyun kaynama sıcaklığının altında olan sıcak sular ise konutların ve

seraların ısıtılmasında kullanılmaktadır.





i. Nükleer enerji



Uranyum ve toryum gibi radyoaktif minerallerin atomlarının parçalanmasıyla açığa çıkan enerjiye nükleer enerji adi verilir. Ülkemizde stratejik madenler grubunda yer alan uranyum ve toryum minerallerinin rezervlerinin tespit edilmesi çalışmaları devlet tarafından sürdürülmektedir. Türkiye'deki uranyum ve toryum rezervlerinin sinirli olup bunların islemeye yönelik bir isletme yoktur. Ayrıca henüz nükleer enerji santralimiz de bulunmamaktadır.




3. Madenciliğin ve Enerji Üretiminin



Türkiye Ekonomisindeki Yeri ve Önemi Maden çeşitliliği ve rezervleri yönüyle oldukça avantajlı bir durumda olan ülkemiz, madencilik sektöründen

yeterince yararlanamamaktadır. Bu sektörde çalışan nüfus oranı ile bu sektörden elde edilen milli gelir gelişmiş ülkelere oranla çok düşüktür. Gelişmiş ülkelerde

madencilik sektöründen elde edilen milli gelir % 20'ler civarındayken, ülkemizde bu gelir % 1'Ier civarındadır.Son yıllarda çevre kirliliği oluşturmaması nedeniyle

kullanımı yaygınlaşan yenilenebilir (tükenmez) enerji kaynakları olan rüzgar, güneş enerjisi ve jeotermal enerji gibi enerji kaynakları bakımından ülkemiz zengin

bir potansiyel e sahiptir.Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren günümüze kadar

olan süreçte nüfusumuzun ve sanayileşmenin artmasıyla enerjiye olan ihtiyacımız giderek artmıştır. Bugün Türkiye'nin elektrik enerjisi tüketimi yaklaşık 112 milyon

kwh iken üretim yaklaşık 140 milyon kwh kadardır.


Elektrik enerjisi ihtiyacımızı hidroelektrik santrallerimizin yanı sıra büyük ölçüde termik santrallerden karşılamaktayız.Özellikle doğalgazla çalışan santraller

elektrik üretimimizin büyük bir bölümünü karşılamaktadır.Bu nedenle doğal gaz ithalatımız oldukça fazladır.Ayrıca üretimimizin kısıtlı olması nedeniyle ithal ettiğimiz bir başka enerji kaynağı da petroldür. Bu ürünlere her yıl milyarlarca dolar ödenmektedir. Bu da dış ticaret açığımızın büyümesine ve ekonomimizin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmaktadır. Sonuç olarak enerji tasarrufu bilincinin her vatandaşa kazandırılması
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Enerji Kaynakları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğitim-Öğretim :: Ders Notları-
Buraya geçin: